Gümrükte Sahte Markalara El Koyma ve Hukuki Süreç
Gümrükte sahte markalara el koyma, tescilli marka hakkını ihlal ettiğinden şüphe edilen ürünlerin gümrük idaresi tarafından durdurulması veya alıkonulmasıdır. Eğer eşyanız sahte marka şüphesiyle gümrükte durdurulduysa, hak sahibi bakımından çoğu durumda 10 iş günlük dava ve ihtiyati tedbir süreci; bozulabilir eşya bakımından ise daha kısa olan 3 iş günlük süre gündeme gelir. Haklı bir mazeretin bulunması halinde, hak sahibinin talebi üzerine, gümrük idaresince 10 iş gününe kadar ek süre verilebilir. Burada ek süre olarak 10 iş gününün verilmesi zorunlu değil gümrük idaresinin takdirinde olan bir konudur.
Bu süreç yalnızca marka sahibini değil, ithalatçı, ihracatçı, gümrük müşaviri, e-ticaret satıcısı ve distribütörleri de ilgilendirir. Türkiye’de gümrükte sahte mallara el koyma uygulaması özellikle 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 57, Gümrük Yönetmeliği’nin fikri ve sınai haklara ilişkin hükümleri ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Ticaret Bakanlığı da fikri ve sınai hakların gümrüklerde korunmasına ilişkin sürecin Gümrük Kanunu m. 57 ile Gümrük Yönetmeliği m. 100-111 kapsamında yürütüldüğünü açıklamaktadır.
Gümrükte el koyma, sahte ürünlerin piyasaya girmeden durdurulmasını sağlar; hak sahibi sürelere uygun şekilde dava veya hızlı imha sürecini takip etmelidir; ithalatçı ise ürünlerin orijinal olduğunu gösteren fatura, lisans, distribütörlük ve tedarik zinciri belgelerini hızlıca sunmalıdır.
Gümrükte Sahte Markalara El Koyma Nedir?
Gümrükte sahte markalara el koyma, marka hakkını ihlal ettiği düşünülen ürünlerin ithalat, ihracat, transit geçiş veya başka bir gümrük işlemi sırasında durdurulmasıdır. Buradaki amaç, sahte markalı ürünlerin piyasaya sürülmeden önce kontrol altına alınmasıdır.
Sahte marka kavramı yalnızca ürünün üzerinde yer alan taklit işaretle sınırlı değildir. Ürün ambalajı, etiket, logo, garanti belgesi, kullanım kılavuzu, broşür ve marka işaretini taşıyan tamamlayıcı materyaller de inceleme konusu olabilir. Ticaret Bakanlığı rehberlerinde sahte eşya ve fikri mülkiyet ihlali kavramları bu geniş çerçevede ele alınmaktadır.
Bu nedenle gümrükte el koyma süreci, klasik bir idari işlemden ibaret değildir. Aynı zamanda marka hakkına tecavüz, ihtiyati tedbir, hızlı imha, tazminat ve bazı hallerde ceza sorumluluğu ihtimallerini birlikte gündeme getirebilir.
Gümrükte Sahte Ürün İhbarı ve Başvuru Süreci
Gümrükte sahte ürünlere ilişkin süreç iki şekilde başlayabilir. Bunlar: marka sahibinin önceden yaptığı başvuru üzerine veya gümrük idaresinin re’sen, yani kendiliğinden harekete geçmesiyle ikiye ayrılmaktadır.
Marka sahibi tarafından yapılan başvurular
Marka sahibi veya yetkili temsilcisi, Ticaret Bakanlığı’nın fikri ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin elektronik başvuru sistemi üzerinden gümrük koruması talep edebilir. Bu başvuru, ürünlerin gümrüklerde risk analizi kapsamında tanınmasını ve şüpheli sevkiyatlarda hızlı bildirim yapılmasını kolaylaştırır.
Başvuru yapılırken yalnızca marka tescil belgesinin sunulması yeterli olmayabilir. Uygulamada gümrük idaresinin sahte-orijinal ayrımını yapabilmesi için ürünün teknik ve ticari ayırt edici özelliklerinin de açıkça ortaya konulması gerekir.
Gümrük idaresinin re’sen harekete geçmesi
Marka sahibi tarafından önceden başvuru yapılmamış olsa bile, gümrük idaresi açık hak ihlali şüphesi görürse eşyayı geçici olarak alıkoyabilir. Ticaret Bakanlığı’nın bilgilendirmesine göre başvuru bulunmayan hallerde hak sahibinin geçerli başvuru yapabilmesi için eşya 3 iş günü süreyle re’sen alıkonulabilir.
Bu kısa süre, marka sahibi bakımından önemlidir. Çünkü gümrük idaresinden gelen bildirim sonrasında başvuru, inceleme ve dava stratejisi gecikmeden oluşturulmalıdır.
Gümrüğe sunulması gereken temel belgeler
Başvurunun etkili olabilmesi için dosyanın mümkün olduğunca somutlaştırılması gerekir. Genellikle şu belgeler ve bilgiler önem taşır:
Marka tescil belgesi veya hak sahipliğini gösteren belgeler
Marka sahibini veya vekilini gösteren yetki belgeleri
Orijinal ürün görselleri ve teknik ayırt edici özellikler
Sahte ürünlerde sık görülen farklılıklar
Ambalaj, etiket, logo, seri numarası ve güvenlik unsurları
Yetkili distribütör, lisans veya ithalat kanalı bilgileri
Şüpheli ithalatçı, ihracatçı, ülke, liman veya sevkiyat rotası bilgileri
Varsa önceki sahtecilik tespitleri ve numune karşılaştırmaları
Eksik veya genel nitelikli başvurular, uygulamada ürünün gerçekten sahte olup olmadığının tespitini zorlaştırabilir. Bu nedenle başvuru metninin yalnızca hukuki değil, ticari ve teknik açıdan da hazırlanması gerekir.
Gümrükte El Koyma Sonrası Kritik Süreler Nelerdir?
Gümrükte el koyma sonrası en önemli konu süredir. Hak sahibi, ithalatçı veya ihracatçı açısından gecikme, eşyanın serbest bırakılması, imha sürecinin ilerlemesi veya ticari zararın artması sonucunu doğurabilir.
Dava açma ve ihtiyati tedbir süreleri
Gümrük işlemleri durdurulduğunda veya eşya alıkonulduğunda, hak sahibine ve beyan sahibine bildirim yapılır. Hak sahibi, kural olarak 10 iş günü içinde yetkili mahkemede dava açmalı ve ihtiyati tedbir kararı almalı ve bunu gümrük idaresine ibraz etmelidir. Haklı nedenlerin varlığı halinde bu süre sınırlı şekilde uzatılabilir. Bozulabilir eşya bakımından ise süre 3 iş günüdür ve bu sürenin uzatılması mümkün değildir. Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı sınır önlemleri belgelerinde de 10 iş günü ve bozulabilir eşyada 3 iş günü ayrımı vurgulanmaktadır.
Bu noktada marka sahibi bakımından [ihtiyati tedbir kararı] bağlantılı bir süreç yürütülür. Çünkü yalnızca gümrük idaresinin durdurma kararı, her zaman nihai koruma sağlamaz. Süresi içinde mahkeme kararı alınmazsa eşyanın gümrük işlemlerine devam edilmesi gündeme gelebilir.
Süre kaçırılırsa ne olur?
10 iş günlük veya 3 iş günlük sürelerin kaçırılması halinde, somut olayın özelliklerine göre eşyanın serbest bırakılması veya beyan edilen gümrük rejimine göre işlem yapılması söz konusu olabilir. Bu nedenle marka sahibi bakımından “ürün zaten gümrükte durduruldu” düşüncesiyle beklemek doğru değildir.
İthalatçı açısından ise bu süre savunma hazırlığı için de önemlidir. Ürünün orijinal olduğu, lisanslı kanaldan geldiği veya marka hakkının tükenmesi kapsamında değerlendirilebileceği düşünülüyorsa belgeler gecikmeden sunulmalıdır.
Gümrükte Kolaylaştırılmış Hızlı İmha Prosedürü
Gümrükte hızlı imha, sahte olduğundan şüphe edilen eşyanın mahkeme kararı beklenmeksizin imha edilmesine imkan veren özel bir prosedürdür. Gümrük Yönetmeliği’nde bu usul “kolaylaştırılmış imha” yaklaşımıyla düzenlenmektedir. Gümrük Yönetmeliği'nin 105. maddesinde düzenlendiği üzere: "Gümrük idaresince 101 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca gümrük işlemleri sırasında fikri ve sınai bir hakkı ihlal ettiğinden şüphe edilen eşya Kanunun 53 üncü maddesine istinaden mahkemede dava açılmaksızın veya mahkeme kararı beklenmeksizin bu maddede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde imha edilebilir."
Hızlı imha her dosyada otomatik uygulanmaz. Genel olarak şu şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir:
Eşyanın fikri veya sınai hakkı ihlal eder nitelikte olduğuna ilişkin makul tespit bulunması
Hak sahibinin süresi içinde imha talebinde bulunması
Eşya sahibi veya beyan sahibinin imhaya muvafakat etmesi ya da süresinde itiraz etmemesi
Gümrük idaresinin ilgili usule uygun şekilde işlem yapması
Bozulabilir eşya varsa daha kısa sürelerin dikkate alınması
İtiraz halinde hızlı imha yolu kapanabilir ve uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir. Bu sebeple hızlı imha, özellikle açık sahtecilik vakalarında etkili bir çözüm yolu olsa da paralel ithalat, lisanslı üretim veya tedarik zinciri ihtilaflarında ayrıca hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Burada hak sahibi açısından dikkate alınması gereken husus ise, Yönetmeliğin 105/3 maddesi kapsamında, gümrük idaresinin gözetimi ve hak sahibinin sorumluluğu altında gerçekleştirilir. İmha ile ilgili tüm masraflar hak sahibinden alınacağı belirtilmektedir.
Paralel İthalat ve Sahte Marka İddialarına Karşı Savunma
Her gümrükte el koyma dosyası gerçek anlamda “sahte ürün” dosyası olmayabilir. Bazı olaylarda ürünler orijinaldir; ancak yetkili distribütör dışındaki kanallardan ithal edilmiştir. Bu durumda paralel ithalat ve marka hakkının tükenmesi tartışması gündeme gelir.
Doktrinde marka hakkının tükenmesi, marka sahibinin piyasaya sunulmuş orijinal ürünler üzerindeki kontrol yetkisinin belirli şartlarda sınırlanması olarak açıklanır. Güncel akademik çalışmalarda da SMK m. 152 kapsamında tükenme ilkesinin marka sahibine tanınan tekel yetkisine getirilen bir istisna olduğu belirtilmektedir.
Ancak paralel ithalat savunması her dosyada kabul edilecek otomatik bir savunma değildir. Ürünün orijinal olup olmadığı, Türkiye veya uluslararası piyasa bakımından tükenme koşulları, ambalajın değiştirilip değiştirilmediği, ürünün kötüleştirilip kötüleştirilmediği ve tüketicide yanıltıcı izlenim doğup doğmadığı ayrıca incelenmelidir.
İthalatçı veya ihracatçı şu belgeleri hızlıca hazırlamalıdır:
Orijinal fatura zinciri
Üretici veya yetkili satıcı belgeleri
Distribütörlük, lisans veya tedarik sözleşmeleri
Ürün seri numarası ve parti kayıtları
Taşıma, sigorta ve gümrük belgeleri
Ürünün ambalajının değiştirilmediğini gösteren kayıtlar
Ürünün sahte değil orijinal olduğunu destekleyen teknik belgeler
Bu belgelerin niteliği, ürün grubu ve ticaret zincirine göre değişebilir.
Gümrükte Marka İhlali Süreçlerinde Hukuki Temsil
Gümrükte sahte markalara el koyma süreci, marka hukuku, gümrük mevzuatı, ticari sözleşmeler ve yargılama stratejisinin birlikte ele alınmasını gerektirir. Marka sahibi açısından amaç, sahte ürünlerin piyasaya girmeden durdurulması ve gerektiğinde hızlı imha veya dava yoluna gidilmesidir.
İthalatçı ve ihracatçı açısından ise amaç, ürünlerin orijinal olduğunu veya iddianın hukuken yerinde olmadığını gösterebilmektir. Bu nedenle yalnızca dilekçe yazılması değil; teknik belge, ticari kayıt, marka tescili, lisans ilişkisi ve tedarik zinciri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu süreçlerde hukuki temsil özellikle şu konularda önem taşır: gümrük başvurusunun hazırlanması, sahte-orijinal ayrım kriterlerinin oluşturulması, hızlı imha sürecinin takibi, [marka hakkına tecavüz davası] ve [ihtiyati tedbir] başvuruları, [paralel ithalat] savunması ve taraflar arasında ticari çözüm ihtimallerinin değerlendirilmesi.
Sonuç
Gümrükte sahte markalara el koyma, marka sahibine sahte ürünler piyasaya girmeden önce etkili bir koruma sağlayan önemli bir sınır önlemidir. Ancak bu süreçte 10 iş günü ve bozulabilir eşya bakımından 3 iş günü gibi kısa süreler bulunduğundan, başvuru ve savunma stratejisinin gecikmeden oluşturulması gerekir.
Marka sahibi, ithalatçı, ihracatçı veya gümrük müşaviri bakımından her dosyanın çözümü; marka tescili, ürünün orijinalliği, sevkiyat belgeleri, hızlı imha şartları ve mahkeme sürecinin birlikte değerlendirilmesine bağlıdır. Gümrükte sahte markalara el koyma süreciyle ilgili somut durumunuzu değerlendirmek ve hak kaybı riskini azaltmak için hukuki destek alınması yararlı olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Gümrükte sahte ürün yakalanmasının cezası var mıdır?
Evet, somut olayın özelliklerine göre yalnızca gümrükte alıkoyma veya imha değil, marka hakkına tecavüz nedeniyle tazminat, ihtiyati tedbir ve ceza sorumluluğu da gündeme gelebilir. Ancak ceza sorumluluğu için ürünün niteliği, ticari amaç, failin bilgisi ve kastı ayrıca değerlendirilmelidir.
Orijinal lisanslı ürünüm gümrükte sahte şüphesiyle durdurulursa ne yapmalıyım?
Fatura zinciri, lisans veya distribütörlük belgeleri, üretici yazıları, seri numarası kayıtları ve ürünün orijinalliğini gösteren teknik belgeler hızla hazırlanmalıdır. Bu durum özellikle paralel ithalat dosyalarında görülür ve savunma somut belgelere dayanmalıdır.
10 günlük dava açma süresi kaçırılırsa gümrükteki mallar ne olur?
Hak sahibi süresi içinde dava açmaz veya ihtiyati tedbir kararı almazsa, eşyanın gümrük işlemlerinin devam etmesi gündeme gelebilir. Sonuç, eşyanın niteliğine, başvurunun durumuna ve gümrük idaresinin işlemine göre değişebilir.
Hızlı imha için mahkeme kararı gerekir mi?
Kolaylaştırılmış hızlı imha prosedüründe, mevzuattaki şartlar gerçekleşirse mahkeme kararı beklenmeden imha mümkündür. Ancak beyan sahibi veya eşya sahibi itiraz ederse uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir.
Gümrük müşaviri bu süreçte sorumlu olur mu?
Gümrük müşavirinin sorumluluğu, somut olayda üstlendiği işlem, bildiği veya bilmesi gereken hususlar, temsil ilişkisi ve belgelerin içeriğine göre değerlendirilir. Her el koyma dosyasında otomatik sorumluluk kabul edilmez.
Av. M. Emin Anbar hakkında
Av. M. Emin Anbar, İstanbul’da avukatlık yapmakta olup Avrupa Birliği hukuku, fikri mülkiyet hukuku, şirketler hukuku ve sınır ötesi hukuki danışmanlık alanlarında çalışmaktadır. Avrupa Birliği hukuku alanındaki akademik çalışmaları ve uygulama deneyimi çerçevesinde, Türk vatandaşları ve Türk şirketlerinin AB hukuku kaynaklı hak ve yükümlülüklerinin değerlendirilmesine yönelik hukuki danışmanlık sunmaktadır.
© 2026 Emin Anbar Law Office. All rights reserved.
